Su
Bireyin kendisiyle tekrar bir döngü içerisinde karşılaşması, bir su deposunun çatallanan yapısıyla biraraya gelmektedir. Bir oyun alanı olarak kurguladığım mekanda, bireyi her seferinde kaybolup tekrar tekrar ortaya çıkışı ve çoğalışı ile izliyoruz. Bu döngü ve karşılaşmalar, zamanın bir yanılsaması olarak karşımıza çıkıyor. Bireyin kendi kapılarını arayışa çıktığı bu alanda, izleyici gerçeklik ve rüya ikilemiyle tam olarak hangi zamanda olduğu bilinmeyen bir arafta olma durumuyla karşı karşıya bırakılmak isteniyor.
When the individual encounters himself in a cycle, comes to the point with the bifurcated structure of a water reservoir. As a playground, the place I am fostering, the individual is lost every time and we watch it with the emergence and multiplication. This cycle and encounters are
confronted as an illusion of time. This area, where the individual has searched for his or her doors, is being faced with an audience whose reality and dream dilemma is precisely when it is unknown to what time it is.
Bu seride, hareket ve zaman kavramını post prodüksiyona uğratarak yeni bir zaman diliminde somut ve soyut halleri ile izleyicinin algısına bırakıyorum. İzleyenin görsel imge ile çelişmesi soyut-somut ironisi, aynı zamanda videonun hareketli, fotoğrafın ise hareketsiz yapısıyla karşı karşıya gelmekte.
Kıvılcım Harika Seydim’in video çalışmaları “Algı varlığı’’ üzerine odaklanmakta. Sanatçının ilk videolarından beri algı üzerine düşünmek isteyen ve bedeni algının ve algılamanın bir parçası olarak gören bakışı, beden üzerine inşa olmaktadır. “Ben ve dünya’’ arasındaki imaj araştırması,
imajı yapan ve ona bakan arasında kurulmaya başladığında; Seydim’in bakışı nesnelerle sessiz bir teması başlatmak istencindedir. Bu bakış bir ilişki başlatır. İlişki, sessiz bir ilişkidir. Sessiz bir dil ile kurulan ilişki hem dünyayı (park), hem iklimi (kar), hem bedenin kısmi parçalarını (göz
kapakları ve gözler), hem de yolculukları (yelkenliler) izleyicinin karşısına çıkarmaktadır. Ve ilişkiyi kısmi olarak kurarken, aynı zamanda “algı varlıklarını’’ ve ‘’algı nesnelerini’’ çoğaltmaktadır.
Varlıkla kurulan ilişkinin göz temasından geçtiğini varsaydığımızda, -en azından video için bunun böyle olduğunu öne sürdüğümüzde- refleksiyon önceki temaslardan bahsetmek zorundayız. “İlk bakışın” getirdiği bir ilişkidir bu. Görünür ve görünmez arasındaki oyunda ortaya çıkmaktadır bu ilişki. Algı varlıkları, fark edilir olmak ile ‘fark edilmez’ oluş arasındaki geçişlerde ortaya çıkmaktadır.
O halde bu dünya, gördüğümüz veya göremediğimiz, ama fark etmekle etmemek arasında tereddüt ettiğimiz dünyadır. O karanlıkta kalan bir algıda ortaya çıkacaktır; algı varlığının algılanmasında, aydınlanmayı bulana dek bir duyumsamada kendisini gösterecektir.
Videolar bu ilişkinin kurulması ve yer değiştirmesi üzerinedir.
Ali AKAY
İsimsiz
Gündelik hayatımızın bir parçası olan market kasalarının hareketli görüntüleri, farklı kadrajlarla yan yana gelerek yeni bir görsellik oluşturmaktadır. Market kasasının işlevinden kaynaklanan hareketli görüntülerinin çoğaltılarak bir araya getirilmiş hali, aslında göstergenin kendi nesnel gerçeğinden koparılarak soyut bir biçime dönüşmesi durumudur. Müdahale ederek yerinden ettiğim bu gündelik nesne karşımıza minimalizmin soyut referanslarıyla ve farklı yüzey aralıklarıyla çıkar.
Tüketicinin Dikkatine
Gündelik hayatımızda sıkça rastladığımız bir yazar kasadan çıkan fişi izliyoruz. Buradaki İroni fişin üzerinde okumaya alıştığımız ürün bilgisi ve fiyatı yerine normalde okumaya gerek duymadığımız ürünlerin arka kısmnda bulunan dikkat edilmesi gereken kurallar, öneri vb yazılar. Yazılar zamanla hızlanarak, bizi gereksiz bir bilgi bombardımanına yönlendirmektedir. İzleyicinin algısıyla anlamsızlaşan gereksiz yazılara dönüşmektedir. Peki bu yazılar kim ve kimler tarafından yazılmıştır, nereye ve neye hizmet etmektedir?
Bu video, değişen dinamiklerin hayatımıza sirayetini ve bu sirayetin zamansal döngü içerisinde yaşadığı yolculuğu irdeleme istencindedir. Görünen ve görünmeyen arasındaki ilişkiyi izleyicinin algı dünyasında şekillendirecek veriler sunarak gerçekliğe izafi bir köprü kurma amacındadır.
Ürünleriyle görsel bir bombardıman oluşturan bir marketin içini izleyicilerin algısına sunuyorum. İzleyici, nesnelerin bolluğu içerisinde seçiciliğini kaybederken ürünlerin ortasında var olan başka bir varlıkla karşılaşır. Bu varlığın gerçeklik durumu, nesnelerle bağlantısı, kişinin algısıyla farklı bir boyutta sorgulanır. Fotografik bir görüntüden video görüntüsüne dönen bu an, izleyicinin mekandaki ironiyi sorgulamasına yardımcı olmaktadır.